İşte Jules Verne'nin Dünyanın Ucundaki Fener'i. Ushuaia dan kalkan tekne yarım günlük bir turla Beagle kanalı içinde hoş bir gezi yaptırıyor,hava izin veriyorsa feneri de görüyorsunuz. Beni çok heyecanlandırmıştı, eski bir dostu yıllar sonra görmek gibiydi. Eski bir Yaghan yerleşimini de gördük, ev denilen yer yarım metre derinliğinde bir arkeolojik çukurdan ibaret aslında. Kanalda ayı balıkları ve cormorant adlı penguene benzeyen ve fakat ondan farklı olarak halen uçabilen haynaları gözlemleyebileceğimiz adacıklara yaklaşıp fotoğraflar çektik. Ayıbalıkları felaket kokuyorlar. Tek erkeğin 6-7 dişili koloniler halinde yaşadığını söyledi rehberimiz.
Rehberimiz Kuzey Arjantin'den binlerce km güneye uçup ekmek parası peşinde gırtlağını yırtarak anlatmaya çalışıyor, sevimli bir genç hanım, 20 lerinin sonunda olmalı. Ailesinden bu kadar uzak olmak onun seçimi mi?, Denize düşse kurtulacak kadar yüzme bilir mi?, Gruptaki kolonial alışkanlıkları genetiğine yansımış gözüken üsttenci İngiliz'in rahatsız edici hallerine olumsuz karşılık vermeyişi alacağı paranın hürmetine mi? Bu güzel kümülüslerin altında Atlantik'le Pasifik'in birleştiği bu güzel coğrafyada Yaghanlardan bugüne insanın hallerini düşünürken, tarih de güncel de neden beni mutlandırmaktan daha çok acıtıyor?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder